Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde üreticilerin artık tarlasını değil, zararını biçtiğini söyleyen CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, “2025-2026 üretim sezonunda ayçiçeği ekim alanları bir önceki sezona göre % 6,4 oranında artmış, ancak üretim %12 oranında gerilemiştir. Ayçiçeği üretiminin kalbi olan Trakya’da ise üreticilerimiz daralmanın %15’e yaklaştığını ifade etmektedir” dedi.
Bu tablonun açık bir gerçeği gösterdiğini söyleyen Vekil Yontar açıklamasının devamında, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama yanlış tarım politikaları üretmesine izin vermiyor. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun, işçiliğin ve tarımsal ekipmanların maliyeti her geçen gün artarken üretici ürününün fiyatını dahi belirleyemiyor.
Bugün ayçiçeğinde kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 34-35 liraya ulaştığı belirtilmektedir. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için fiyatın en az 40-42 lira seviyesinde olması gerekiyor.
Bilindiği üzere Trakya Birlik henüz 2026 yılı yeni hasat dönemi ayçiçeği alım fiyatını açıklamadı. Hasat yeni başlarken, üreticiler ve piyasa gözlerini birliğe çevirmiş durumda.
Çiftçilerimiz maliyetler karşısında 40-42 lira civarında bir fiyat bekliyorlar. Çukobirlik’in yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeğinde kilogram fiyatını 37,5 liraya çıkardığı bir ortamda, Trakya Birlik’in açıklayacağı fiyat bunun gerisinde kalmamalı, üreticinin maliyetini karşılamanın ötesinde, çiftçiye insanca yaşayabileceği bir gelir verilmelidir.
Bu yalnızca çiftçinin meselesi değildir. Bu, Türkiye’nin gıda güvenliği ve tarımsal bağımsızlığı meselesidir. Çiftçiyi tarladan koparırsanız yarın soframızdaki yağın fiyatını da başka ülkeler belirler.
İktidar yıllardır aynı yanlış politikayı uyguluyor. Üreticiyi desteklemek yerine ithalatla piyasayı düzenlemeye çalışıyor. Sonuçta çiftçi yoksullaşıyor, üretim azalıyor, Türkiye’nin dışa bağımlılığı büyüyor.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça söylüyoruz:
Ayçiçeği alım fiyatı, üreticinin maliyetinin üzerine insanca yaşayabileceği ve gelecek yıl yeniden ekim yapabileceği makul bir refah payı konularak belirlenmelidir.
Kuraklık ve artan girdi maliyetleri karşısında üreticiye verilen destekler artırılmalı ve mazot, gübre ve tohum üzerindeki maliyet baskısı azaltılmalıdır.
Çiftçi ithalata ezdirilmemelidir.
Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım, bu ülkenin bağımsızlığıdır.
Türkiye’nin çiftçisi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor.
Bizim tercihimiz ithalat değil üretim, yabancı çiftçi değil kendi çiftçimizdir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ithalata dayalı değil, üretime dayalı bir tarım düzenini kuracağız.
Trakya çiftçisinin alın terini ithal ayçiçeğine ezdirmeyeceğiz” sözlerine yer verdi.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.